Yazar: Albert Camus | Tür: Varoluşçuluk / Felsefi Roman
Yabancı, hayata ve toplumsal değerlere karşı derin bir kayıtsızlık besleyen Meursault’nun hikayesini anlatır. Annesinin cenazesinde bile ağlamayan, olayları sadece olduğu gibi kabul eden Meursault, bir gün tesadüfen bir cinayet işler. Ancak toplum onu işlediği suçtan çok, sergilediği "duygusuzluk" ve kurallara uymayan "yabancı" tavırları nedeniyle yargılayacaktır.
Cezayir’de yaşayan Meursault, sıradan bir memurdur. Hayatı, duygulardan ziyade fiziksel duyumlar (güneşin sıcaklığı, denizin serinliği) üzerinden deneyimler. Bir arkadaşıyla gittiği plajda, güneşin ve sıcağın etkisiyle bir anlık bir refleks sonucu bir Arap’ı öldürür.
Mahkeme süreci başladığında, savcı ve jüri onun neden cinayet işlediğinden çok, annesinin ölümünde neden üzülmediğine odaklanır. Meursault, yalan söylemeyi reddettiği ve toplumsal "oyunlara" katılmadığı için ölüme mahkum edilir. Kitap, yaşamın saçmalığını (absürdizm) ve bireyin kendi doğrularıyla toplumun beklentileri arasında sıkışıp kalmasını muazzam bir sadelikle anlatır.
Dünya edebiyatının en kısa ama en etkileyici romanlarından biridir. "Bugün annem öldü. Belki de dündü, bilmiyorum." cümlesiyle başlayan bu eser, sizi kendi duygularınız ve toplumsal rolleriniz üzerine derin bir sorgulamaya itecek. Camus'nün yalın ama sarsıcı diline hayran kalacaksınız.
Amazon'da İncele